Amerika İran Savaşında Anthropic Yapay Zeka Kullanmış


Modern savaşların seyrini değiştiren yapay zeka teknolojileri, artık cephedeki en kritik silahların başında geliyor. Ancak geçtiğimiz günlerde ABD hükümeti ile teknoloji dünyası arasında yaşananlar, Hollywood filmlerini aratmayacak bir ironiyi gözler önüne serdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Anthropic şirketini ve ünlü yapay zeka modeli Claude’u federal kurumlarda yasaklamasından sadece birkaç saat sonra, Amerikan ordusunun İran’a yönelik düzenlediği kapsamlı operasyonlarda yine Anthropic’in sistemlerine güvendiği ortaya çıktı.

Peki, resmi olarak ulusal güvenlik tehdidi ve “tedarik zinciri riski” ilan edilen bir yapay zeka, nasıl oldu da Ortadoğu’daki en hassas askeri operasyonların merkezinde yer almaya devam etti?

Amerika İran savaşında yapay zeka kullanıyor

Bu çarpıcı çelişkiyi anlamak için krizin temeline inmek gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Anthropic’ten Claude yapay zeka modeli üzerindeki güvenlik önlemlerinin kaldırılmasını ve sistemin “tüm yasal askeri amaçlar” için sınırsız bir şekilde Pentagon’un erişimine açılmasını talep etmişti.

Ancak Anthropic CEO’su Dario Amodei, şirketinin ahlaki kırmızı çizgilerini hatırlatarak bu talebi kesin bir dille reddetti. Amodei; yapay zekanın Amerikalıların kitlesel olarak gözetlenmesinde veya insan onayı gerektirmeyen, tamamen otonom çalışan ölümcül silah sistemlerinin üretiminde kullanılmasına vicdanen izin veremeyeceklerini belirtti. Beklendiği gibi bu dik duruş yönetimin sert tepkisiyle karşılaştı. Başkan Trump, şirketi adeta “düşman” ilan ederek tüm devlet kurumlarına Anthropic hizmetlerini derhal bırakma talimatı verdi ve şirketi eşi görülmemiş bir şekilde tedarik zinciri riski olarak etiketledi.

Amerika İran Savaşında Anthropic Yapay Zeka Kullanmış

Ancak prestijli yayın organları Wall Street Journal ve Axios’un raporlarına göre, sahadaki askeri gerçekler Washington’ın siyasi kararlarından çok daha karmaşıktı. 28 Şubat Cumartesi günü başlayan ve İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından doruk noktasına ulaşan ABD-İsrail ortak hava harekatlarında, Pentagon’un Anthropic’in yapay zekasından vazgeçemediği görüldü.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM); B-2 hayalet uçakları, Tomahawk füzeleri ve insansız hava araçlarının kullanıldığı bu kritik operasyonda, istihbarat değerlendirmeleri, hedef belirleme analizleri ve savaş alanı simülasyonları için bizzat Claude’u aktif olarak kullandı.

Bu durumun arkasında yatan temel sebep ise yapay zekanın ordunun sinir sistemine ne kadar derinden entegre olduğu gerçeğiydi. Tıpkı Ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalandığı gizli operasyonda olduğu gibi, Claude gizli ağlarda başroldeydi. Yönetimin “derhal bırakın” talimatının altında aslında altı aylık bir geçiş süreci bulunuyordu. Pentagon yetkilileri, sistemin fişini bir anda çekmenin sahadaki operasyonel gücü zedeleyeceğini bildiği için, bu zorunlu ayrılık sürecinde Claude’u planlanan saldırılarda kullanmaya devam etti.

Öte yandan, etik kurallar çerçevesinde devletle köprüleri atan Anthropic’in bıraktığı bu devasa boşluk, en büyük rakibi için altın bir fırsata dönüştü. ChatGPT’nin arkasındaki isim olan OpenAI CEO’su Sam Altman, hızlı bir hamleyle Pentagon ile el sıkışarak kendi yapay zeka modellerini ABD Savunma Bakanlığı’nın (yeni adıyla Savaş Bakanlığı) gizli ağlarında kullanıma sunmak üzere bir anlaşma imzaladı.

Bir teknoloji editörü olarak Silikon Vadisi’nin yükselişini yıllardır yakından izliyorum; ancak yapay zekanın masum bir kod dizisinden çıkıp uluslararası krizlerde tetiği çeken “görünmez bir akıl” haline gelmesi, insanlık için yepyeni ve bir o kadar da ürkütücü bir dönemin kapılarını aralıyor. Etik sınırların ulusal güvenlik çıkarlarıyla acımasızca çarpıştığı bu satranç tahtasında, yapay zeka artık savaşın kurallarını baştan yazıyor. Siyasetçiler teknolojiyi kağıt üzerinde yasaklasa da, devasa askeri mekanizmalar bir kez yapay zekanın işlem gücüne ve analitik zekasına alıştığında, o teknolojiden vazgeçmenin hiç de kolay olmadığını bugün tüm dünya açıkça görüyor.



Haber Kaynak Linki

Related Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir